Bilge Tonyukuk’u Anma Programı

UNESCO'nun 2020'yi Türk tarihçi ve yazar, Göktürk Devletinin kurucu kağanlarının başveziri 'Tonyukuk' yılı ilan etmesini, Çankırı Vakfı, 'Bilge Tonyukuk'u Anma Programı'nda kutladı.Şişli Belediyesi, Nazım Hikmet Kültür Merkezinde gerçekleştirilen, Çankırı Vakfı bünyesindeki Tarih Kulübünün düzenlediği anma programında, tarihte 'Türk' ismini ilk kez kullanmasıyla bilinen Göktürk Devleti, Bahçesaray Dans Grubu, Narista Kozgaldak Dans Grubu ve Kırım Derneği Dans Grubu'nun sunduğu çeşitli danslar gösterileriyle canlandırıldı.Programda, Türk dünyasından şarkılar seslendiren Bünyamin Aksungur'un mini konseriyle renklendirildi.İstanbul'da bulunan, Çankırı Eğitim, Kültür ve Yardımlaşma Vakfı bünyesindeki gençlik kollarının kostümlerle ve Türk dünyasına ait bayraklarla karşılanan misafirler için Türk dünyasına ait 'Orhun Anıtları' isimli kültürel sergi misafirlerin beğenisine sunuldu.Ayrıca, vakfın öğrencilerinden İstanbul Üniversitesi-Tarih Bölümü öğrencisi Yüsra Keleş, İstanbul Medeniyet Üniversitesi -Tarih Bölümü öğrencisi Asuman Şakar, İstanbul Üniversitesi-Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi öğrencisi Rumeysa Tezcan ve İstanbul Üniversitesi-Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları bölümü öğrencisi Cemile Nur Mermi'nin sunumlarıyla Bilge Tonyukuk hakkında ayrıntılı izahat yapıldı ve ırkçı Yunan milletvekili Ioannis Lagos'un Avrupa Parlamentosundaki (AP) bayrak provokasyonuna karşı tepki olarak yazılan şiirler okundu.'Bir milletin kalbi-ruhu olmazsa o millet tek kanatlı olur ve büyük işler yapamaz'İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr İlyas Topsakal, burada yaptığı konuşmada, 'Devletimizin akıl ile ruh dengesini kuran büyük mümtazlarını, bu çerçeveden değerlendirmeyi uygun bulan bir araştırmacıyım. Bir milletin aklı ve tekniği olur ama kalbi ve ruhu olmazsa o millet tek kanatlı olur ve büyük işler yapamaz.' ifadelerini kullandı.Türk milletinin en büyük şansının 'Tanrı yarlığı ve Tanrı yardımı' olduğunu belirten Topsakal, konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Tanrının yardımı yani ruhu işlerimin sonunda nokta gibi eklemlenir ve bizleri bugüne kadar bu tarih süreci içinde geliştirerek devam ettirir. Bundan sonra da demek ki hem aklımız yani yaptığımız işler, hem de ruhumuz ortaklaşa çalışırsa tıpkı bir bilge, Karahanlı hanları, Gazneliler ve Osmanlılar gibi Türkler dünyada yine aklın ve ruhun temsilcisi ve adaleti olarak her şeyi yönetecekler ve bu cihanı mesut edeceklerine inanıyorum. Tarihi süreçte de bunu görüyoruz.'Prof. Dr. Topsakal, Türk tarihine bakıldığı zaman askeri gücünün ön plana çıktığını işaret ederek, 'Türklerin bence en önemli özelliği bundan sonra askerlik özelliği olacak. Asker dediğimiz şeyi sadece 'Mehmetçik' olarak görmemek gerekir. O Mehmetçik ifadesinin altında, Türk ailesini görmek lazım. Eskiden Divan-ı Hikmet ve Kutadgu Bilig gibi bütün metinlerde, bizim kültürümüzde askerin aile olduğunu görürüz. Askere giderken, aile ona sponsor oluyor. Profesyonel bir askerlik yok çünkü milletin kendisi asker olduğu için bu özelliğimiz önemli bir yer teşkil ediyor.' değerlendirmesinde bulundu.Yeditepe Üniversitesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Taşağıl da önceki yıllarda, Macaristan ve Moğolistan'da düzenlenen geziler esnasında, çektiği resimler eşliğinde sunum yaparak bilgi paylaşımında bulundu.'Hun-Türk Kurultayı'na 50 kişilik bir öğrenci ve ailelerini göndereceğiz'Doç. Dr. Kürşat Yıldırım da konu Tonyukuk olduğu zaman devleti konuşmadan geçilemeyeceğinin altını çizerek, 'Tonyukuk pek çok özelliğinin yanında devlet adamlığıyla tebaruk etmiştir ve o Türk tarihindeki devlet aklını temsil eden bir şahsiyettir. Devlet aklı, binlerce yıllık geçmişi olan devletin istihbarat kurumlarıyla beslenen ve güncellenen, bürokratları ve gelenekleriyle hafızasında taşınan, siyasetçileri ile yorumlanan ve devletin hareket tarzına yöne veren yazılı olmayan bir bilinçtir. Bunun eski dilimizde karşılığı ise Hikmet-i Hükümet ifadesiyle yer almıştır. Tonyukuk'un. Türk tarihinde devlet aklını bir şahsiyet olarak pek çok namzet ve özellikleri vardır.' şeklinde konuştu.Çankırı Vakfı Genel Başkanı Mustafa Can ise şunları kaydetti: 'Vakıf olarak Türk tarih ve kültürüne çok değer veriyor ve gençlerimize, töremizi öğretmeye çalışıyoruz. Geçtiğimiz yıllarda Macaristan'da düzenlenen Hun-Türk Kurultayı programına 20 öğrenci göndermiştik. Bu sene de Hun-Türk Kurultayı'na ise 50 kişilik bir öğrenci ve ailelerini göndereceğiz. Dönüş yolunda da Atatürk'ün doğduğu evi ziyaret edeceğiz. UNESCO'nun 2020 Tonyukuk ilanıyla birlikte bu programı yaptık ama neden bizim aklımıza daha önce gelip de 'Biz Tonyukuk'u anmadık ve programlar yapmadık' diye kendimizi sorgulayalım.'Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin de programın anlam ve önemine değinerek, programın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.Plaket takdimi ve fotoğraf çekilmesiyle sonra eren programda, Orta Asya bozkırlarında yaşayan Kırgız, Başkurt, Kazak, Yakut ve Özbek gibi Türk halkları ve Moğollar arasında meşhur olan, kısrak sütünün fermente edilmesiyle elde edilen ve bugün de önemli bir geleneksel içecek olan Kımız ikram edildi.

Bir önceki yazımız olan Ilgaz'da hafta sonu yoğunluğu başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir